Çocuk Edebiyatı Masal Oku En Güzel Masallar Fincancı Katırlarını Ürkütmemek-Nasrettin Hoca

Fincancı Katırlarını Ürkütmemek-Nasrettin Hoca

0
228

Fincancı katırlarını ürkütmemek… Nasrettin Hoca’nın en sevdiği fıkralar arasındadır. Bugün, Edebiyat Çocuk olarak okurlarımıza bir Nasrettin Hoca fıkrası sunuyoruz…

Nasrettin Hoca Kimdir?

Hayatı hakkında çok fazla bilgi bulunmayan Nasreddin Hoca, 1208 – 1484 yılları arasında, Anadolu Selçukluları döneminde yaşamış efsanevi kişidir.

Nasreddin Hoca’nın gerçekte yaşayıp yaşamadığına dair tartışmalar vardır. Bunun yanında gerçekten yaşamış olduğuna dair bazı belgeler de bulunmaktadır. Bu belgelerden edinilen bilgilere göre Hortu köyünde doğmuştur.

Nasreddin Hoca burada temel eğitimini almış, Sivrihisar’da medresede eğitim görmüştür. Babasının ölümünden sonra memleketinde köy imamlığı görevini üstlenmiştir. Nasreddin Hoca, bir süre sonra Akşehir’e göç etmiştir. Aynı zamanda Akşehir çevresindeki yörelerde de kısa süreli bulunduğu düşünülmektedir.

Nasreddin Hoca Akşehir’de ölmüştür. Günümüzdeki Nasreddin Hoca Türbesi’ne gömülmüştür. Nasreddin Hoca’nın adına anlatılar hikâyeler ölümüyle aynı yüzyıl içerisinde ortaya çıkmıştır. İlerleyen zamanlarda onun adına anlatılan hikâye sayısı binin üzerine çıkmıştır.

Fincancı Katırlarını Ürkütmemek

Nasreddin Hoca geç vakit bir mezarlıktan geçiyordu. Birden ayağı kaydı. Kendini açık ve boş bir kabrin içinde buldu. Mezarın içinde aklına “Acaba Münkir ve Nekir adlı sorgu melekleri beni yeni bir ölü sanarak soru sormaya gelirler mi?” düşüncesi geldi ve beklemeye başladı.

Ortalık iyice karardığı halde gelen giden olmayınca mezardan çıkmak için harekete geçti. O sırada, mezarlığın yanından fincan, tabak, bardak, kâse gibi kırılacak şeyler taşımakta olan fincancı katırları geçiyordu. Hayvanlar, mezardan birinin ansızın önlerine çıktığını görünce birdenbire ürküverdiler. Kafilede kargaşa çıktı. Bu arada katırların sırtlarındaki küfelerde taşıdıkları fincanların, tabakların büyük bir kısmı kırıldı. Gürültüye koşan fincancılar, hayvanlarını ürküten Hoca’yı yakaladılar. “Bre kimsin sen?” dediler.

Hoca, fincancıların ellerinden kurtulabilmek için “Ahiret ehlindenim!” diyerek olaya gizemlilik katmak istedi.

“Öyleyse işin ne dünyada?”

“Şöyle ne var ne yok diye bir dolaşmaya çıktım da…”

Fincancılar bu açıklamayı yutmadılar. “Dur biz sana dünyada ne olup olmadığını güzelce bir gösterelim!” dediler. Sonra da Hoca’yı iyice dövdüler.

Nasreddin Hoca, evine kan revan içinde, gece yarısı döndü. Karısı onu bu halde görünce “Bu ne haldir Efendi?” diye çığlığı bastı.

Hoca “Hiç sorma Hatun! Şöyle bir öbür dünyaya doğru yolculuk yapayım dedim, başıma bu haller geldi,” der.

Hoca’nın hanımı saf kadındır. “Öyle mi? Peki ne varmış öbür dünyada?” diye sorar.

“Eğer fincancı katırlarını ürkütmezsen pek korkacak bir şey yok…”

Nasrettin Hoca fıkralarını satın al.

  • Tartılan et mi kedi mi-Nasreddin Hoca

    Tartılan et mi kedi mi? Nasrettin Hoca fıkraları… Nasreddin Hoca fıkraları… En…
  • Hoca’nın Rüzgar Satması-Nasrettin Hoca

    Bu yazıda ne okuyacaksınız?1 Hoca’nın rüzgar satması… Nasrettin Hoca’nın en sevdiği …
Daha Fazla İlgili Makaleyi Yükle
Daha Fazla Yükle Edebiyat Çocuk
Daha Fazla Yükle En Güzel Masallar
Yoruma kapalı.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Halk Şiiri ve Özellikleri

Halk şiiri ve özellikleri… Halk şairleri… Halk şiiri ne zaman başlamıştır? Kaç…