Çocuk Edebiyatı Masal Oku 3 Yaş Masalları Papatya 1 Andersen Masalları

Papatya 1 Andersen Masalları

0
93

Papatya 1 Andersen Masalları… En güzel masallar… Sizler için Edebiyat Çocuk ekibi olarak Andersen Masalları kitabında en çok beğenilen masallardan biri olan Papatya masalını derledik.

Papatya 1

Papatya 1 Andersen Masalları

Beşizler Masalı için tıklayınız.

Bu masalı can kulağı ile dinleyin.

Kırda büyük yolun kenarındaki sevimli evceğizi her halde sizler de görmüş olacaksınız. Önünde çiçekli bahçesi, yeşil parmaklığı vardır. İşte, onun biraz ötesinde hendek kenarında yemyeşil çimenlerin arasında minnacık bir papatya açmıştı. Kendini ısıtan güneşin sayesinde saatten saate gelişip güzelleşiyordu.

Günlerden pazartesi olduğu halde küçük papatyacık bir tatil günündeymiş gibi sevinçliydi. Okul sıralarında çocuklar derslerini öğrenirken o da yeşil sapında oturup tabiatın güzelliğinden, Tanrı’nın nimetlerini okuyordu. Sessizce duyup hissettiklerini, küçük çayır kuşu neşeli ötüşleri ile hiç eksiksiz belirtiyormuş gibi geliyordu papatyaya. Bu yüzden, öten, uçan mutlu kuşa bir nevi saygıyla bakmıştı. Ama benim elimden de aynı şey gelmiyor diye hiç üzülmedi. İçinden “Görüyorum, duyuyorum,” diye geçiriyordu. “Güneş ısıtıyor, rüzgâr okşuyor. Oh!”

Bahçe parmaklığının içinde bir sürü dik ve kibar çiçek vardı. Kokuları ne kadar azsa, başları o kadar dikti. Laleler renklerinin güzelliği ile göz alıyor, tavus kuşu gibi çalımlı çalımlı kabarıyorlar; küçük papatyacığa şöyle yan gözle bakmaya bile tenezzül etmiyorlardı. Halbuki yavrucak içinden “Ne güzeller! Ne zenginler!” diyordu. “O güzelim kuş mutlaka gidip onlarla ahbaplık edecektir. Çok şükür, ben de uzaktan olsun bu misafirliği seyredebileceğim.”

Tam o sırada çayır kuşu, uçuşunu şakayıklara, lâlelere değil de çayıra, sevincinden ürküp, aklı başından giden küçük papatyaya yöneltti. Parlak kuş, şarkı söyleyerek çiçeğin etrafında bir hoplama tutturdu.

“Ne yumuşak çayır! Oh! altın yürekli, gümüş entarili ne güzel çiçek bu böyle!” Küçük çiçeğin mutluluğu anlatılır gibi değildi. Kuş, gagasıyla onu öpüp önünde öttükten sonra, göklerin maviliğine yükselmişti.

Papatya için için gülerek fakat yarı utangaç, bahçenin öbür çiçeklerine baktı. Kendisine gösterilen saygıya tanık oldukları için sevinçliydi. Ama laleler eskisinden daha dik duruyordu; kırmızı ve sivri suratlarından düşen bin parçaydı. Şakayıkların başı pek kabarıktı. Allahtan ki dilleri yoktu. Olsa, kim bilir ne tatsız şeyler söyleyecek, zavallı papatyacığın kalbini kıracaklardı. Küçük çiçek her şeyin farkındaydı, öfkeleri ona dert oldu.

Aradan çok geçmeden, elinde bilenmiş parlak bir bıçak tutan genç bir kız, bahçeye girdi; lalelere yaklaşarak hepsini birbiri ardından kesti.

Papatyacık içini çekerek “Ah! ne felaket,” diyordu. “Aman ne dehşet verici görüntü, pek yazık zavallılara.”

Genç kız, lâleleri götürürken, papatya, bir kır çiçeği olduğuna sevinmişti. Gün batarken, yapraklarını kapatıp Allah’a şükretti. Bütün gece rüyasında güneşi ve küçük kuşu gördü.

Ertesi sabah, yapraklarını havaya ve ışığa açınca kuşun sesini tanıdı. Ama ötüşü dertliydi. Zavallı çayır kuşunun üzüntüsü yersiz değildi. Onu yakalayıp açık pencerenin önünde asılı duran bir kafese tıkmışlardı. Başı boş olmanın mutluluğunu, yeşermiş tarlaların güzelliğini, havalarda uçmanın hasretini söylüyordu kuş.

Papatya yardımına koşmak için can atıyordu ama eli ermez, gücü yetmez, nasıl koşsun? Zavallı kuşa öyle içi yandı ki dört yanını çeviren güzellikler, güneşin tatlı sıcaklığı, hatta kendi yapraklarının parlak beyazlığı gözüne görünmedi.

Az sonra, iki oğlan çocuğu bahçeye daldılar.

Andersen Masallarını satın almak için tıklayınız.

Daha Fazla İlgili Makaleyi Yükle
Daha Fazla Yükle Edebiyat Çocuk
Daha Fazla Yükle 3 Yaş Masalları
Yoruma kapalı.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

İhsan Oktay Anar Kimdir?

İhsan Oktay Anar kimdir? Eserleri nelerdir? Hangi üniversitede çalışmıştır? Romanlarının ö…