Çocuk Edebiyatı Bilgi Bankası Taç Beyit Nedir? Taç Beyit Örnekleri

Taç Beyit Nedir? Taç Beyit Örnekleri

0
3,482

Taç beyit, taç beyit nedir ve taç beyit (şah beyit) örnekleri edebiyat ile ilgilenen birçok kişinin merak ettiği konuların başında gelmektedir. Sizler için Edebiyat Çocuk ekibi olarak sizler için bu konuyu araştırdık.

Taç beyit

Taç beyit nedir? Taç beyit örnekleri

Edebiyat, insanlık tarihi boyunca toplumun sorunlarını ya da yazarların toplum için yaptıkları gözlemlerini konu alan edebi anlatılardır. Dünyanın birçok yerinde ve birçok farklı zaman diliminde edebiyat ürünleri doğmuştur. Bu ürünlerin bir kısmı yazılı olarak günümüze ulaşırken, bir kısmı da anonim halk edebiyatı gibi dilden dile yayılarak günümüze kadar gelmiştir.

Edebi metin örnekleri içerisinde yer alan kasidelerde sıklıkla karşımıza çıkan ve şairlerin kendi isimlerine yer verdikleri metinlere denk geliriz. Bu metin türlerinin edebiyat içerisinde ayrı bir yeri vardır. Gelin hep birlikte bu konuyu biraz irdeleyelim.

Kaside nedir?

Kaside, Kaside, genellikle din ve devlet büyüklerini övmek amacıyla yazılan divan edebiyatı şiiridir. Kaside şairlerine kaside-gü (kaside söyleyen), kaside-sera ya da kaside-perdaz (kaside yazan) denir. Türk edebiyatına 13. yüzyılda Araplardan geçmiş bir nazım şeklidir. (Wikipedia)

Kasidenin kendi içerisinde birçok farklı bölümü bulunmaktadır. Bunlardan bazılarını şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Nesip
  • Girizgah
  • Methiye
  • Tegazzül
  • Fahriye
  • Taç beyit
  • Dua

Kasidenin en önemli ve sanatsal bölümlerinden birisi ise hiç şüphesiz taç beyit kısmıdır.

Taç beyit nedir?

Taç beyit, bir kişiyi övmek için kaleme alınmış olan şiir türü kasidelerde, şairin kendi ismini geçirdiği ve bir çeşit kendisinin imzasını attığı cümlelerdir. Özellikle divan edebiyatında birçok farklı örneği bulunmaktadır.

Genellikle padişahlar, din adamları veya toplumca saygı görülen kanaat önderlerini övmek ve onları sanatsal formlar içerisinde tanıtmak için kaleme alınan şiirlerde, şairler edebi kimliklerini başka insanlara göstermek ve şiirin (kasidenin) edebi niteliğini arttırmak için sıklıkla bu yönteme başvururlar.

Taç beyit örnekleri

Gazel – Ahmet Paşa

Ey fitnesi çok kavli yalan yandum elünden
Bin nâz ile bin gonül alan yandum elünden

Sen şem’ gibi gayr ile meclisde gülersin
Ben akıduram yaş ile kan yandum elünden

Ney gibi delindi ciğerüm ışkun elinden
Her dem iderem âh ü figaan yandum elünden

Yandı dü cihân âteş-i ahumla ve lîkin
Ben senün eyâ şâh-ı cihân yandum elünden

Şol sunduğun âteş midür ey sâki bana kim
Sen aldun ele cam hemân yandum elünden

Her hâr ile sen sohbet idersin dün ü gün ben
Derdün iderem mûnis-i cân yandum elünden

Ahmed çeke cevrüni ve lûtfun göre agyâr
Ey şefkati az şâh-ı cihân yandum elünden

Ahmet Paşa’nın kaleme aldığı Gazel isimli eserinde görüldüğü üzere en son beyitte “Ahmed çeke” olarak başlayan kısımda kendisinin ismini geçirmiştir. Görmüş olduğunuz bu durum taç beyit örnekleri arasında en bilinen örneklerden birisidir. Bahse konu şiirin Türkçesi ise aşağıdaki gibidir.

1-Ey fitnesi çok, sözü yalan sevgili! Yandım senin elinden. Bin naz ile

gönlü kendine bağlayan yandım senin elinden.

2-Sen mum gibi mecliste ellere ışık saçarak gülersin. Ben ise kanlı

gözyaşları dökerim. Yandım senin elinden.

3-Senin aşkın yüzünden benim bağrım tıpkı bir ney gibi delindi. Her an

ah edip inliyorum. Yandım senin elinden.

4-Dünya da öte dünya da âhımın ateşiyle yandı. Fakat ey cihana

hükmeden sevgili, ben senin yüzünden yandım.

5-Sen kadehi eline alınca ben hemen senin elinden yandım. Ey saki,

Bana sunduğun şey ateş midir acaba?

6-Sen gece gündüz değersiz kişilerle sohbet ediyorsun. Ey canımın

yoldaşı, ben senin için dertlenirim. Yandım senin elinden.

7-Senin cevrini Ahmed çeker fakat lütfünü başkaları görür. Ey şefkati

az sevgili. Ben senin elinden yandım, bittim

 

Baki – Gazel

Açıl bâğun gül ü nesrîni ol ruhsârı görsünler 

Salın serv ü sanavber şîve-i reftârı görsünler

 

Kapunda hâsıl itdi bu devâsuz derdi hep gönlüm 

Ne derde mübtelâ oldı dil-i bîmârı görsünler

 

Açıldı dâğlar sînemde çâk itdüm girîbânum 

Muhabbet gülşeninde açılan gülnârı görsünler

 

Ten-i zârumda pehlûm üstühânı sayılur bir bir 

Beni seyr itmeyen ahbâb mûsîkârı görsünler

 

Güzeller mihribân olmaz dimek yanlışdur ey Bâkî 

Olur vallâhi billâhi hemân yalvarı görsünler

 

Günümüz Türkçesiyle:

  1. Bağın gülü sen yüzünü aç da nesrini, o yanağı görsünler;

salın servi ve fıstık çamı o yürüyüş tarzını görsünler.

 

  1. Gönlüm bu devâsız derdi hep senin kapında kazandı;

hasta gönlün nasıl bir onulmaz derde tutulduğunu görsünler.

 

  1. Göğsümde yaralar açıldı, yakamı parçaladım;

sevginin gül bahçesinde açılan nar çiçeğini görsünler.

 

  1. Zayıf bedenimdeki kaburga kemikleri bir bir sayılabilir;

beni görmemiş olan dostlar aynen bana benzeyen mûsikârı görsünler.

 

  1. Ey Bâki! Güzeller acımaz, şefkat göstermez demek yanlıştır;

vallâhi billâhi gösterirler hele biraz yalvarıgörsünler/yalvarı (parayı) görsünler.

 

 

 

 

 

 

Daha Fazla İlgili Makaleyi Yükle
Daha Fazla Yükle Edebiyat Çocuk
Daha Fazla Yükle Bilgi Bankası
Yoruma kapalı.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Sedat Simavi Ödülleri Açıklandı

Sedat Simavi Ödülleri açıklandı. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Kurucu Başkanı adına 4…