Çocuk Edebiyatı Bilgi Bankası Edebi Metin Nedir? Edebi Metinlerin Özellikleri, Türleri ve Örnekleri

Edebi Metin Nedir? Edebi Metinlerin Özellikleri, Türleri ve Örnekleri

3
29,353

Edebi metin nedir sorusu birçok okurun ve edebiyat severin yanıtını merak ettiği soruların başında gelmektedir. Edebiyat çocuk ekibi olarak sizler için edebi metin nedir, edebi metinlerin özellikleri ve örnekleri nelerdir derledik.

Edebi metin nedir?

Edebi metin nedir?

Edebi metin; belirli bir sanat ve estetik formda kaleme alınan, duygu ve düşüncelerin yansıtıldığı ve okurlara okurken zevk veren yazılardır. Başka bir deyişle, insanların hayal kurmasını, düşünmesini ve hayranlık duymasını sağlayacak şekilde, belirli bir sanat türü içerisinde ortaya çıkan anlatılardır.

Roman, öykü, deneme, şiir, tiyatro gibi birçok metin edebi metinlere en güncel örnekler olarak verilebilir. Edebi metinleri diğer metinlerden ayıran en temel unsur, herhangi bir konuyu öğretme kaygısının bulunmamasıdır.

Edebi metinler, birer edebiyat ürünü olarak sanatsal formlar taşırlar.

Elbette ki edebi metinlerle de insanlar okuduklarında birçok farklı bilgiyi öğrenebilirler. Ama burada kastedilen temel ayrım, doğrudan öğretme hedefinin bulunmamasıdır. Bu anlamda edebi metin nedir sorusuna verilecek yanıtlardan birisi de öğretme kaygısı olmayan ve sadece sanatı hedefleyen metin ve anlatılardır denilebilir.

Edebi metin ne değildir?

En baştan bilinmelidir ki, edebi metinler sanat için üretilmektedir. Bu metinleri üretecek kişinin herhangi bir konuyu öğretmekten çok sezdirmek, hissettirmek, çağrıştırmak, yorum yaptırmak ve hayal kurdurmak gibi görevleri bulunmaktadır.

Buradan hareketle doğrudan bilgi vermek ya da başka bir amaçla yazılan makale, kitap, dergi ve diğer anlatı türleri edebi metin değildir. Bu tarz metinlere öğretici metinler denilmektedir. Haber, bilgi, yönlendirme gibi amaçlar taşıyan bu öğretici metinler edebi metinler kategorisinde asla yer almazlar.

Edebi metinlerin önemi

Edebi metin nedir soruna verilecek yanıtların bir türü de edebi metinlerin öneminden gelmektedir. Edebi metinler, herhangi bir toplum ve coğrafya için büyük bir öneme sahiptir. Nitekim, o toplumun kültürü, yaşam biçimi, zamanın özellikleri, sorunları, kaygıları ve beklentileri gibi birçok sosyal olgu edebi metinlerle bir sanat olarak açıklanmaktadır.

Ortaya çıkan metinler zamanlar değişse bile kuşaktan kuşağa aktarılmakta ve insanlık adına sorunların çözülmesi için anahtar bir rol oynamaktadır. Yazar, bu sorumluluğu üstlenerek kalemini oynatmaktadır.

Tıpkı edebiyat nedir diye sorduğumuzda, edebiyatın topluma tutulan bir ayna görevi tanımlamasını yapıyorsak, edebi metin nedir sorusunda da aynı yanıtı vermemiz mümkündür. Çünkü, edebi metinler bir ayna görevi yaparak edebiyatın yerine gelmesini sağlayan en önemli birim olarak karşımıza çıkmaktadır.

edebi metin nedir

Edebi metinlerin özellikleri

Edebi metinlerin kendi içinde birçok özelliği bulunmaktadır. Edebiyat gibi köklü bir bilime ve tarihe sahip olan edebi metinleri en belirgin özellikleri aşağıdaki gibi özetlenmiştir.

Edebi metinlerin temel özellikleri:

  • Sanat amacıyla üretilirler.
  • Kişisel bakış açıları ve kişisel yorumlarla ortaya çıkarlar.
  • Okurlarda güzel duygular ve zevkler ortaya çıkarırlar.
  • Ustaca kullanılmış dil, dilbilgisi ve anlatımla ortaya çıkarlar.
  • Estetik kaygısı her zaman vardır ve buna yönelik metinler yazılır.
  • Her yazara ait kendisine has bir üslup söz konusudur.
  • Kelimelere sadece gündelik anlamlar yüklenmez; mecazi, yeni ve farklı anlamlar da yüklenir.
  • Yazarların kendi duyguları, düşünceleri, zevkleri, dünya görüşleri ve yorumları ön plandadır.
  • Çeşitli söz sanatları ve anlatım teknikleri kullanılır.
  • Konularının çoğunluğunun merkezinde insan ve toplum yer alır.
  • Kendi başına birer iletişim araçlarıdır. Var olan bir mesaj, iletici ve alıcı vardır.
  • Çoğunlukla basılı yayınlarla gerçekleşir, nadiren sözlü olarak yayınlanırlar.
  • Kendi içlerinde kurguları ve belirli bir sistematikleri bulunmaktadır.

Edebi metinlerin türleri

Edebi metinler kendi içinde çeşitli gruplara ve türlere ayrılmaktadır. En temel olarak coşku ve heyecan dile getiren metinler ve bir olay çevresinde oluşan metinler olarak ikiye ayrılmaktadır. Olay çevresinde oluşan metinler ise anlatmaya bağlı metinler ve göstermeye bağlı metinler olarak kendilerini göstermektedir.

Coşku ve heyecanı dile getiren metinler

Bu tarz edebi metinlerin en güncel örnekleri şiirlerdir. Şiirler, belirli bir duyguyu ve heyecanı dile getiren, çoğunlukla kafiye barındıran söz sanatlarından oluşmaktadır. Kendi içinde birçok farklı türleri bulunmaktadır.

Olay çevresinde oluşan metinler

Olay çevresinde oluşan metinler iki ana başlıkta toplanmaktadır. Bunlar, anlatmaya bağlı metinler ve göstermeye bağlı metinlerdir.

Anlatmaya bağlı metinler

Anlatmaya bağlı metinler edebi metinlerin en büyük kısmını oluşturmaktadır. Kendi içinde birçok çeşidi barındırmaktadır. Bunlardan bazıları şu şekildedir:

  1. Roman
  2. Hikâye
  3. Masal
  4. Destan
  5. Halk hikayesi
  6. Fıkra
  7. Fabl
  8. Mesnevi
  9. Manzum hikâye

Göstermeye bağlı metinler

Göstermeye bağlı metinlerin en pratik örneği tiyatrodur. Tiyatrolar, kaleme alınan senaryoların bir sahnede insanlar tarafından canlandırılmalarıyla ortaya çıkan eserlerdir. Kendi içinde birçok çeşidi bulunmakta ve günümüzde halen en çok sevilen sanat türleri arasında yer almaktadır.

Edebi metin nedir? Edebi metin örnekleri

Edebi metinlere örnek amacıyla için birçok edebiyat ürünü kullanılabilir. Gelin birlikte bazı kısa edebi metin örneklerine bakalım.

Şiir

İstanbul’ı Dinliyorum – Orhan Veli Kanık

İstanbul`u dinliyorum, gözlerim kapalı
Önce hafiften bir rüzgar esiyor;
Yavaş yavaş sallanıyor
Yapraklar, ağaçlarda;
Uzaklarda, çok uzaklarda,
Sucuların hiç durmayan çıngırakları
İstanbul`u dinliyorum, gözlerim kapalı.

İstanbul`u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Kuşlar geçiyor, derken;
Yükseklerden, sürü sürü, çığlık çığlık.
Ağlar çekiliyor dalyanlarda;
Bir kadının suya değiyor ayakları;
İstanbul`u dinliyorum, gözlerim kapalı.

İstanbul`u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Serin serin Kapalıçarşı
Cıvıl cıvıl Mahmutpaşa
Güvercin dolu avlular
Çekiç sesleri geliyor doklardan
Güzelim bahar rüzgarında ter kokuları;
İstanbul`u dinliyorum, gözlerim kapalı.

İstanbul`u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Başımda eski alemlerin sarhoşluğu
Loş kayıkhaneleriyle bir yalı;
Dinmiş lodosların uğultusu içinde
İstanbul`u dinliyorum, gözlerim kapalı.

İstanbul`u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Bir yosma geçiyor kaldırımdan;
Küfürler, şarkılar, türküler, laf atmalar.
Birşey düşüyor elinden yere;
Bir gül olmalı;
İstanbul`u dinliyorum, gözlerim kapalı.

İstanbul`u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Bir kuş çırpınıyor eteklerinde;
Alnın sıcak mı, değil mi, biliyorum;
Dudakların ıslak mı, değil mi, biliyorum;
Beyaz bir ay doğuyor fıstıkların arkasından
Kalbinin vuruşundan anlıyorum;
İstanbul`u dinliyorum.

Hikaye

Sarnıç – Sait Faik Abasıyanık

Dağın eteğine beyaz minareleriyle sarılmış bu şehrin lisesinde biz herhangi bir sınıftık. Herhangi bir son sınıf olduk. Bir gün ardımıza dönüp bakmadan başkalarına bıraktık.Biz ne kadar seviniyorduk!..
Sanıyorduk ki, önümüzde hayat. Her gün bir başka uykuya yatıp bir başka rüya göreceğiz. Birbirimizi liseden beri bırakmayan dört arkadaş, evlenmiştik ve aynı mahallede oturuyorduk. Çevremizde her şey aynı idi. Bazen iki arkadaş bir araya geldiğimizde okuldaki eski günlerimizi konuşurduk.
Harp zamanında idik. Anam bir sabah ekmeğin üstüne belli belirsiz tereyağ sürmüştü. Bütün ömrümce bolca tereyağlar sürülmüş ekmekler yedim, ancak o günkü lezzeti bir türlü unutamam. Gün geldi halkla aram bir uçurum gibi açıldı. Öyle lokantalarda yemek yedim ki, bir öğlen yemeği parasına beş kişi bir hafta doyardı. Etrafımda lavanta kokan beyaz kadınlar vardı. Herkes, her şey pırıl pırıldı. Ama neden her zaman küçük, mütavazi köşeler aradım? Dostlarımı, en sevdiklerimi bu çarşı içlerinin kara çocuklarından seçtim. Bir tezgâhta tülbent dokuyan narin bir kıza aşık oldum. Bir keçi kokusu sarmış ağıllarda çobanlarla arkadaş oldum.
Köylülerle beraber demir parmaklıklara asılıp içkili belediye bahçesinin içinden saz dinledim. Mahalle kahvesinde yirmi lira maaşlı posta dağıtıcıları, balıkçılar, dostsuz emeklilerle, altı kol İskambil oynadım. Dünya benimdi!

Mütamadiyen sual sorup hiçbir cevap alamadan evime döndüğüm akşamların birimde karımı oturmuş ağlar buldum. Kart, ocağın mı yanmaz? Çorban mı tütmez? Hasta mısın? Efendi, sayende hiçbir eksiğim, gediğim yok. Ne açım, ne açığım, halime şükrederim. Yalnız anamı, babamı özledim..
Karım, hali vakti oldukça yerinde İstanbullu babasını görmeye gideli neredeyse bir yıl oldu. Dönmedi. Babası bana birkaç satır yazdı

Muhterem Damadım,
Rızam olmaksızın sana varan sevgili kızım bana avdet etti. Çektiği sefaleti anlattı. Şimdilik karım göndermiyorum. Boşanmak istersen avukatım gelip seni görecektir. İstemezsen ben gelip seni göreceğim. Baki selam.
Onun beni görmemesi için, dünyada yapmayacağım hiçbir şey yoktur.

Daha Fazla İlgili Makaleyi Yükle
Daha Fazla Yükle Edebiyat Çocuk
Daha Fazla Yükle Bilgi Bankası
Yoruma kapalı.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Luna Yayınevi Öykü ve Küçürek Öykü Yarışması

Luna Yayınevi Öykü ve Küçürek Öykü Yarışması… Luna Çocuk Yayınları… Edebiyat y…