Çocuk Edebiyatı Hikayeler Çocuk Hikayeleri Hayat Değerinde Meslek Hikayesi

Hayat Değerinde Meslek Hikayesi

0
513

Hayat Değerinde Meslek Hikayesi… Kısa hikayeler, çocuk hikayeleri, en güzel hikayeler… Sizler için Edebiyat Çocuk ekibi olarak Kafa Açan Öyküler kitabında en çok beğenilen hikayelerden olan Hayat Değerinde Meslek hikayesini derledik.

Hayat Değerinde Meslek Hikayesi

Hayat değerinde meslek

Esma, çok güzel ve zeki bir kızmış. Babasıyla yaşayan bu kızın zekâsına babası o kadar güvenirmiş ki kararlarında hep Esma’ya danışır; mutlaka onun fikrini alırmış. Yalnızca bir keresinde Esma’ya danışmamış babası. O da Esma için en önemli konuda! Bir hükümdar Esma ile evlenmek için izin istediğinde babası Esma’ya danışmadan hükümdara şunları söylemiş:

“Elbette efendim, kızım sizinle evlenmekten büyük bir mutluluk duyacaktır!” Her ne kadar güzel bir olay gibi görünse de Esma bu durumdan hiç hoşlanmamış.

“Baba bunu bana nasıl yaparsın? Tanımadığım, sevmediğim bir adamla asla evlenmem!” demiş. Babası ise:

“Ah benim güzel kızım. Eğer teklifini reddedersek, bize çok kızabilir! İyi tarafından bak bir de. O çok iyi ve zeki biri. Lütfen kızım, sözümü bana çiğnetme!” demiş. Esma ikna olmuş olmasına ama bir de şart koşmuş hükümdara.

“Peki, onunla evleneceğim baba. Ama bir meslek öğrenmeli. O’na eğer bir meslek öğrenirse onunla evlenmeyi kabul edeceğimi söyle. Bir gün makamını kaybederse biz ne yaparız? ” Esma’nın babası aynen Esma’nın istediği gibi yapmış. Hükümdar isteği duyunca gülümsemiş ve:

“Kızın sadece çok güzel değil, aynı zamanda çok da zeki. İsteğini yerine getirmek beni çok memnun edecektir. Birlikte çok mutlu olacağımıza eminim.” demiş.

Hükümdar meslek olarak kendisine dokumacılığı seçmiş ve dokuma yapmayı kısa zamanda öğrenmiş. Yaptığı ilk iş ise Esma’ya hediye olarak güzel bir mendil dokumak olmuş.

Esma mendili görünce artık kararını vermiş. ‘Şimdi beni çok sevdiğini anladım.’ diye düşünmüş. Kısa bir süre içinde evlenmişler ve mutlu bir şekilde yaşayama başlamışlar. Esma zekâsıyla hükümdara destek oluyormuş. Hükümdar bir gün Esma’ya:

“Halkımı tanımak istiyorum. Ne düşündüklerini nasıl öğrenebilirim? Ne istediklerini nasıl öğrenebilirim?” demiş. Esma biraz düşünmüş ve:

“Eğer insan başka birini tanımak istiyorsa ya onunla yaşamalı ya da onunla sık sık görüşmelidir. Tanınmayacak şekilde giyinerek halkın arasına karışıp onları daha iyi tanıyabilirsin.” demiş.

Hükümdar ertesi gün Esma’nın fikrini hemen uygulamaya koymuş ve iki yardımcısı ile birlikte şehrin sokaklarında yürümeye başlamış. Yemek vakti geldiğinde yine halkla birlikte yemek yemeye karar vermiş. Ufak bir han görmüş ve girmişler. Tam girdiklerinde zemin ayaklarının altından kaymış ve kendilerini bir mahzende bulmuşlar.

Şaşkın ve kızgın halde; “Halkla ilk tanışmaya bak!” demiş.

Sonra bir kahkaha sesi ile irkilmişler:

“Ha! Ha! Ha! Üç gün içinde sizi keseceğim ve lezzetli etinizle han misafirleri karnını doyuracak. Bu güzel hizmetiniz için sağ olun! Bu sözlerin ardından adam gitmiş. Hükümdarın başyardımcısı:

“Geri geldiğinde ona kim olduğumuzu göstereceğim!” demiş. Hükümdar ise:

“Yok, hayır! Öğrenirse bizi hemen bugün öldürür. Buradan nasıl kurtulabileceğimizi bir düşüneyim.” demiş. Adam birkaç saat sonra yanlarına gelmiş:

“Alın, su için; ama size yemek yok. Halinize baksanıza yemeğe de hiç ihtiyacınız yok.” demiş alaylı alaylı. Bunun üzerine hükümdar şöyle demiş:

“Öldüreceksen öldür bizi. Ama etimizden kazanacağın paradan çok daha fazlasını kazandıracak bir şey söyleyebilirim sana!”

“Daha çok para mı? Haydi, söyle!” diye atılmış çirkin adam, gözleri parlayarak.

“Ben dokumacıyım ve kralın eşi benim sanatımı çok beğenir. Ben bir mendil dokuyayım ve sen de ona götür. Gör bak ne kadar para verecek sana. Bizim etimizin sana kazandıracağından yüz kat fazla.”

Yaşlı ve çirkin adam mahzene dokuma tezgâhı ve iplik getirmiş. Kral Esma için güzel bir mendil dokumuş. Yaşlı adam mendili alıp hükümdarın karısına götürmüş. Ona ulaşmak pek kolay olmasa da gelecek onca parayı düşünerek bir yolunu bulmuş yaşlı adam:

“Çok güzel bir mendilim var, lütfen ona bakın. Usta bir dokumacı işledi. İster misiniz?” Esma, keskin zekâsıyla hükümdarın zor durumda olduğunu anlamış hemen.

“Evet, bu çok güzel bir mendil.” demiş.  “Onu çok beğendim ve onu sizden satın alacağım.” Esma çok para vererek mendili satın almış ve hizmetkârlarına yaşlı adamı takip etmelerini söylemiş. Esma da boş durmamış. O da at sırtında hizmetkârlarını takip etmiş. Sonunda hana gelip içeri girmişler. Esma dışarıda beklerken çatışma seslerini duymuş. Kısa zaman sonra hükümdar ve yardımcılarını kurtarmış hizmetkârlar. Hükümdar Esma’yı gördüğünde:

“Benim sevgili eşim!” demiş. “Hayatımı kurtardın. Seni dünyadaki her şeyden daha çok seviyorum.” Esma bu sözleri duyduğu için çok mutlu olmuş ve eşi ile mutlu bir şekilde evlerine geri dönmüşler.

İnsanın her zaman elinde bir altın bileziği olmalı, değil mi?

Kafa Açan Öyküler kitabını satın almak için tıklayınız.

Daha Fazla İlgili Makaleyi Yükle
Daha Fazla Yükle Edebiyat Çocuk
Daha Fazla Yükle Çocuk Hikayeleri
Yoruma kapalı.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Sedat Simavi Ödülleri Açıklandı

Sedat Simavi Ödülleri açıklandı. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Kurucu Başkanı adına 4…