Çocuk Edebiyatı Masal Oku 3 Yaş Masalları La Fontaine Masalları Oku – 5 Güzel La Fontaine Masalı

La Fontaine Masalları Oku – 5 Güzel La Fontaine Masalı

0
2,229

La Fontaine masalları oku yazımıza hoş geldiniz. Edebiyat Çocuk ekibi olarak sizler için en iyi La Fontaine masallarından beş tanesini derledik. Keyifli okumalar dileriz. 

La Fontaine Masalları Oku

La Fontaine Masalları oku yazımızda sizlere en çok sevilen La Fontaine masallarından beş tanesini derledik. Ancak masallara geçmeden önce La Fontaine Masalları hakkında sizlere birkaç ufak bilgi vermek istiyoruz.

La Fontaine masalları nedir?

La Fontaine Masalları hem Türkiye’de hem de dünyada sevilerek okunan masalların başında gelmektedir. Daha önce derlediğimiz en çok tavsiye edilen masal kitapları listemizde de yer alan La Fontaine Masalları, okurlara fabl türünün bir örneğini sunmaktadır.

17. yüzyılda yaşamış olan Fransız şair-yazar Jean de La Fontaine tarafından kaleme alınan masallar, birçok farklı özellik barındırmaktadır. Bu özellikler temel olarak şu şekildedir:

  • Her çağa ait olarak kabul edilmektedir.
  • Fabl türünün en nitelikli örneklerindendir.
  • Önemli birçok konu basit ve yalın şekilde dile getirilmiştir.
  • Birçok eserde kötülükler gösterilerek iyiliklerin önemi vurgulanmıştır.

La Fontaine masalları, fabl türünün en nitelikli örneklerindendir.

La Fontaine Masalları Oku

5 Güzel La Fontaine Masalı

Ayının Dostluğu

Büyük bir ormanda yalnız başına yaşayan bir ayı varmış. İninde kendi başına yaşayan bu ayı, can sıkıntısından aklını kaçırmak üzereymiş.
Ormanın yakınındaki kulübede ise bir ihtiyar adam oturuyormuş. Çiçekleri, meyve ağaçlarını çok seven ihtiyar adamın çok güzel bir bahçesi varmış.
Bahçesini bir arkadaş yerine koyan ihtiyar, günün birinde “Bu bahçe konuşmuyor. Konuşuyorsa da kendi diliyle konuşuyor. Bu da beni sıkıyor,” deyip kendine bir arkadaş bulmak için yollara düşmüş.
Olacak bu ya, yanına hiçbir hayvan uğramayan ayı da bir arkadaş aramak için ininden çıkıp ormandan ayrılmış.
Yalnızlıktan sıkılarak arkadaş aramaya çıkan ihtiyar adam ile ayı, yolda karşılaşmışlar. Karşısında birdenbire bir ayı gören ihtiyar adam, korkusundan olduğu yerde donup kalmış. Ama ayıdan korktuğunu hiç belli etmemiş. Ayı ise belki arkadaş olur diye ihtiyar adamı ormana çağırmış.
İhtiyar adam “İsterseniz benim kulübeme gidelim. Sana ikram etmek için sütüm ve taze meyvelerim var,” diyerek ayıyı kulübesine davet etmiş. Ayı, ihtiyar adamın davetini kabul etmiş ve birlikte kulübeye gitmişler.
O günden sonra ayı ile ihtiyar adamın arasında sıcak bir dostluk başlamış. İhtiyar bahçesiyle uğraşırken ayı ormanda avlanırmış. Artık her ikisinin de canı sıkılmıyormuş.
Günlerden bir gün, ihtiyar adam, bahçedeki bir ağacın altında uykuya dalmış. Bu sırada bir sinek gelmiş, ihtiyarın burnuna konmuş.
Bunu gören ayı, arkadaşının rahatsız edilmesine razı olmamış. Hemen yerden büyükçe bir taş almış ve sineğin üzerine fırlatmış.
Ayı, gerçekten iyi nişancıymış. Sineği vurmuş ama olan bizim ihtiyara olmuş. Anlayacağınız ayı, bir taş ile ikisini de haklamış.
Dostunu korumak için akılsızca bir iş yapan ayı; akılsız dostun, akıllı düşmandan daha tehlikeli olduğunu göstermiş.

La Fontaine Masalları Oku

Tilki ile Horoz

Yaşlı ve akıllı bir horoz, bir ağacın dalına konmuş, çevreyi gözetliyormuş. Bu sırada ağacın dibine bir tilki gelmiş. Sesini olabildiği kadar yumuşatarak “Horoz kardeş,” demiş. “Artık aramızdaki savaş sona erdi. Hayvanlar arasında büyük bir barışın ilan edildiğini sana haber vermek için geldim. Haydi aşağı in de birbirimize sarılıp, güzel güzel konuşalım. Bu mutluluğu yaşayabilmem için beni fazla bekletme. Çünkü benim yapacağım yirmi türlü işim var. Sizler, işlerinizi geciktirseniz de sıkıntı çekmezsiniz. Oysa bizler, sizlere hizmet etmekte bir kusur etmemeliyiz. Haydi bir an önce yanıma gel de yanağına bir kardeş öpücüğü kondurayım.”
Horoz, tilkinin bu sözlerine oldukça şaşırmış.
“Dostum, bu barış haberinden daha güzel ve sevindirici bir haber duyamazdım. Şu anda çifte sevinç bile yaşayabiliriz. Çünkü olduğumuz yere doğru hızla gelen iki av köpeği görüyorum. İnanıyorum ki bu köpekler de barış ilanını duyurmak için geliyorlar. Onlar, birkaç saniye sonra burada olurlar. Ben de hemen aşağı iniyorum. Böylece kucaklaşarak bu güzel haberi hep birlikte kutlarız.
Horozun sözlerini duyan tilkinin morali bozulmuş.
“Sevgili horoz kardeş, ben hemen gitmeliyim. Çünkü yolum çok uzun; yapacağım işler çok fazla. Başka bir zaman bir araya gelir, kucaklaşarak kutlamamızı yaparız,” deyip hızla oradan uzaklaşmış.
Kurduğu planın boşa çıkmasına öfkelenerek kaçan tilkinin hâlini gören horoz, kahkahalarla gülmüş.
İhtiyar horoz, aklı sayesinde kendini kurnaz zanneden tilkiyi alt etmiş. Böylece büyük bir sevinç yaşamış.

 

Karga ile Tilki

Bir gün bir karga, gagasında taşıdığı bir parça beyaz peynirle bir ağacın dalına konmuş. Peynirin kokusunu alan tilkinin de iştahı kabarmış. Hemen koşarak ağacın altına gelmiş. Büyük bir heyecanla kargaya seslenmiş.
“Günaydın karga kardeş! Bugün ne kadar güzelsiniz. Çevrede gördüğüm en güzel kuş sizsiniz. Eğer bir de tüyleriniz kadar güzelse sesiniz, siz bu ormanın kralı sayılırsınız. Şöyle bir şarkı mırıldansanız da güzel sesinizi bir duysak…”
Tilkinin tatlı sözlerini duyan karga, sevinç içinde sesinin güzelliğini göstermek istemiş. Şarkı söylemek için ağzını açmış. Ağzını açar açmaz, gagasındaki peyniri düşürüvermiş. Ağacın altındaki tilki peyniri kapmış ve bir çırpıda yutmuş.
“Sevgili karga kardeş, bu kendini beğenmenin bir cezasıdır. Bu ders, bir parça peynirden daha faydalıdır,” diyerek kendini beğenen kargaya iyi da bir ders vermiş. Karga ise biraz üzülse de hatasını anlamış ve yaptığına pişman olmuş.

 

Aslan ile Fare

Bir gün bir fare, topraktaki yuvasından dışarı çıkmış. Dışarı çıkar çıkmaz kendini aslanın ayaklarının arasında bulmuş.
Ormanlar kralı, hiç düşünmeden yoluna çıkan bu farenin canını bağışlayarak büyüklüğünü göstermiş. Aslanın fareye yaptığı bu iyilik karşılıksız kalmamış.
Diyeceksiniz ki bir fare, bir aslana nasıl iyilikte bulunabilir? Hemen anlatalım. Günün birinde ormanın dışına çıkan aslan, insanların kurduğu bir tuzağa yakalanmış. Aslanın tuzağa yakalandığını duyan fare, hemen aslanın yanına koşmuş. Tuzağın iplerini kemirmeye başlamış. Aslan, ipleri kopan tuzaktan kurtulmuş…
Bu masalda da olduğu gibi insan bazen kendinden küçük birinin yardımına ihtiyaç duyabilir.

 

Maymun ile Kedi

Bir adamın bir maymunu ve bir kedisi varmış. Bunlar aynı evde birlikte yaşıyorlarmış. Maymun, kendisine verilenlerle yetinmeyip önüne geleni çalıyormuş. Kedi ise fareden çok peynirle ilgileniyormuş.
Günlerden bir gün ev sahibi, mangalda kestane kebabı yapmak istemiş. İki kafadar arkadaş “Sahibimizi gizlice aldatarak karnımızı iyice doyuracağız,” diyerek kestaneleri aşırmak istemişler.
Maymun kediye “Kedi kardeş, sana güveniyorum. Haydi şu kestaneleri mangalın üzerinden alıver. Sendeki yetenek bende olsaydı bu işte ne oyunlar oynardım,” demiş.
Maymunun sözünü dinleyen kedi, mangaldaki külleri eşelemiş; teker teker kestaneleri almaya başlamış. Üç, dört, beş derken ocaktaki kestaneler tükenmiş. Maymun da mangaldan çıkan kestaneleri birer birer yemiş. Bu sırada evin hizmetçisi içeri girmiş. Mangalın başında yakaladığı kediyi iyice dövmüş. Maymun ise oralı bile olmamış.

Daha Fazla İlgili Makaleyi Yükle
Daha Fazla Yükle Edebiyat Çocuk
Daha Fazla Yükle 3 Yaş Masalları
Yoruma kapalı.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Luna Yayınevi Öykü ve Küçürek Öykü Yarışması

Luna Yayınevi Öykü ve Küçürek Öykü Yarışması… Luna Çocuk Yayınları… Edebiyat y…