Çocuk Edebiyatı Bilgi Bankası Şathiye Nedir? Şathiye Örnekleri ve Özellikleri

Şathiye Nedir? Şathiye Örnekleri ve Özellikleri

0
2,430

Şathiye nedir? Şathiye örnekleri nelerdir? Edebiyat Çocuk ekibi olarak sizler için en çok merak edilen konulardan birisi olan şathiye nedir konusunu ele aldık.

Şathiye nedir?

Şathiye nedir - örnekleri

Şathiye nedir?

Şathiye, halk edebiyatı içerisinde yer alan dini ve tasavvufi şiirlerin mizahi bir şekilde ele alındığı edebi metin örnekleridir. Genellikle anlaşılması zor olan metinler olan şathiyeler, tasavvufi inanca sahip şairlerce inançlar üzerine dalga geçer ya da alay eder gibi ifadelerle kaleme alınmıştır. Buradaki temel amaç mizahi unsurlar barındırılarak düşünmeye sevk etmektir.

Allah ile alay eder gibi yazılmış şathiyeler küfür sayılmıştır. Ama şathiyeler asla küfür değildir. Şathiyeler biçimce komik ve alaylı olabilir ama şathiyede aranan şiirin arkasındaki düşüncedir. Anlanıp yorumlandığında çok derin anlamlara sahip olduğu görülür. Şathiye çok derin tasavvufi konular işleyen felsefi şiirlerdir. (Wikipedia)

Şathiyeler, tasavvuf ehlinin (sufînin) kendinden geçme anında söylediği, ilk okunuşta anlamsız ve inançlarla alay eder gibi görünen ancak yorumlandığında temelinde tasavvufun olduğu görülen şiirler olarak görülmektedir.

Şathiye temsilcileri

Edebiyatımızda birçok farklı zaman dilimlerinde şathiye türünde örnekler vermiş yazar ve şairlerimiz bulunmuştur. Bunlardan bazıları şu şekildedir:

  • Kaygusuz Abdal
  • Yunus Emre
  • Edip Harabi
  • Eşrefoğlu Rumi
  • Niyaz-i Mısri

 

Şathiye örnekleri

Ben dervişim diyene,
Bir ün edesim gelir
Seğirdüben sesine,
Varıp yetesim gelir

Sırat kıldan incedir,
Kılıçtan keskincedir
Varıp anın üstüne,
Evler yapasım gelir

Altında gayya vardır,
İçi nar ile pürdür
Varuben ol gölgede,
Biraz yatasım gelir

Oda gölgedir deyu,
Ta’n eylemen hocalar
Hatırınız hoş olsun,
Biraz yanasım gelir

Ben günahımca yanam,
Rahmet suyunda yunam
İki kanat takınam,
Biraz uçasım gelir

Derviş yunus bu sözü,
Eğri büğrü söyleme
Seni sigaya çeken
Bir molla kasım gelir

Yunus Emre

 

Çıktım erik dalına
Anda yedim üzümü
Bostan ıssı kakıyıp
Der ne yersin kozumu

Uğruluk yaptı bana
Bühtan eyledim ona
Çerçi de geldi aydır
Hani aldın gözgünü

Kerpiç koydum kazana
Poyraz ile kaynattım
Nedir diye sorana
Bandım verdim özünü

İplik verdim cullaha
Sarıp yumak etmemiş
Becid becid ısmarlar
Gelsin alsın bezini

Bir serçenin kanadın
Kırk katıra yüklettim
Çift dahi çekemedi
Şöyle kaldı kazını

Bir sinek bir kartalı
Salladı vurdu yere
Yalan değil gerçektir
Ben de gördüm tozunu

Bir küt ile güreştim
Elsiz ayağım aldı
Güreşip basamadım
Gövündürdü özümü

Kafdağı’ndan bir taşı
Şöyle attılar bana
Öylelik yola düştü
Bozayazdı yüzümü

Balık kavağa çıkmış
Zift turşusun yemeğe
Leylek koduk doğurmuş
Baka şunun sözünü

Gözsüze fısıldadım
Sağır sözüm işitmiş
Dilsiz çağırıp söyler
Dilimdeki sözümü

Bir öküz boğazladım
Kakladım sere kodum
Öküz ıssı geldi der
Boğazladım kazımı

Bundan da kurtulmadım
Nideyim bilemedim
Bir çerçi de geldi der
Kanı aldın gözgümü

Tosbağaya sataştım
Gözsüz sepek yoldaşı
Sordum sefer nereye
Kayseri’ye âzimi

Yunus bir söz söylemiş
Hiçbir söze benzemez
Münafıklar elinden
Örter mâ’na yüzünü

Yunus Emre

 

Yücelerden yüce gördüm
Erbabsın sen koca Tanrı
Alim okur kelam ile
Sen okursun hece Tanrı

Kıldan köprü yaratmışsın
Gelsin kulum geçsün deyü
Hele biz şöyle duralım
Yiğit isen geç a Tanrı

Garib kulun yaratmışsın
Derde mihnete katmışsın
Anı aleme atmışsın
Sen çıkmışsın uca Tanrı

Kaygusuz Abdal yaradan
Gel içegör şu cür’adan
Kaldır perdeyi aradan
Gezelim bilece Tanrı

Kaygusuz Abdal

 

Kâf u nûn hitâbı izhar olmadan evvel
Biz bu kâinatın ibtidâsıyuz
Kimseler vâsıl-ı dîdâr olmadan
Ol “kaabe kavseyn”in ev ednâsıyuz

Yok iken Âdem’le Havvâ âlemde
Hak ile Hak idik sırr-ı mübhemde
Bir gececik mihman kaldık Meryem’de
Hazret-i İsâ’nın öz babasıyuz

Bize “Peder” dedi tıfl-ı Mesîhâ
“Rabbi erinî” deyü çağırdı Mûsâ
“Len terânî” deyen biz idik ana
Biz Tûr-ı Sînâ’nın tecellâsıyuz

“Küntü kenz” remzinin olduk âgâhı
“Hakk al-yakîn” gördük cemâlullahı
Ey hoca bizdedir sırr-ı ilâhî
Biz Hacı Bektâş’ın fukarâsıyuz

Zâhidâ şânımız “İnnâ fetahnâ”
Harâbî kemteri serseri sanma
Bir kılı kırk yarar kâmiliz amma
Pir Balım Sultan’ın budalasıyuz

Edip Harabi

 

 

Daha Fazla İlgili Makaleyi Yükle
Daha Fazla Yükle Edebiyat Çocuk
Daha Fazla Yükle Bilgi Bankası
Yoruma kapalı.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Sedat Simavi Ödülleri Açıklandı

Sedat Simavi Ödülleri açıklandı. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Kurucu Başkanı adına 4…